peyami gürel

Tüm zamanlar için güzellik, zerafet ve derinlik ana eksendir!

Postmodern tavır “Her şey sanat içerir” der. Her ne kadar kendisi programlanmışlığa ve sanatın endüstrileşmesine karşı tavır olarak çıkmış olsa da bugün gelinen noktada kendisi de karşı çıktığı yola tabi olmuştur. Dolayısıyla postmodernizm, modernleşmeye başlayarak kendini yok etmektedir. Oysa güzelliği ayırt etmek bir ihtiyaçtır ve güzel olanın samimiyeti bütün dönemlerde ortadadır.

Kategorize ederek akımları tarif etmenin işlerimizi kolaylaştırdığının farkındayız. Ancak, bu süreçte akımların önemsiz olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Oysa sanatın kelimeleri ve/veya sembolleri için kategorizasyon yeterli değildir. Çünkü ‘kelimeler’ bir akıma bağlı kalmaksızın herhangi bir zaman ve mekana göre değişirler. Her sanatçı farklı dönemlerinde kendi antik, modern ve post modern zamanlarını yaşar. Ancak bunların hangilerinin tarih sahnesinde ne denli yer alacağından emin olamayız. Kelimeleriniz söylenmiş kelimeler de olsa, bu ana ait zaman ve mekan içerisinde yeni bir anlama sahip olacaktır. kadim olanın daim olması işte bu yüzdendir

Resim bir lisandır. İmajların konuşmasıdır. Lisan ise gücünü kelime zenginliğinden alır. Dolayısıyla iyi bir resim, içerisinde kadim kelimeleri barındıran bir lisana benzer. Değerli olan bütün dönemlere söyleyecek kelimeleri olandır. Görselleri tercüme etmek tüm dünyada konuşulan dilleri tercüme etmekten daha kolaydır. Sesler ve görseller insanlığımızı daha kolay ve özgür bir biçimde yansıtır. Bütün bu kelimeler ve cümleler bizim hikayemizin ta kendisidir.

Bu tavır (Exist) bir Var Oluş hendesesidir.

İnsanlık tarihinin tüm deneyimi hiçlik ve varlığın tam ortasında; merkezde var olur. Bilme isteğimiz, özgürlüğümüz kalıcı sembollere dönüşür ve ürettiği güzellik, zerafet ve derinliktir.

İşte biz bunu önemsiyoruz. Bilmeyi ve özgürlüğü ve ürettiklerini.
Kadim olan ve daim olan budur.

Peyami Gürel

Diğer makaleler için;