Anlam (a) Sözlüğü

– – – – 

Kavramlar uçuşup duruyor. Muhafazakar, modern, laik, gelenek, klasik, tektipleştirme, estetik boyut ve gibi ve gibi….. Ve kavramların etrafında kıyasıya tartışmalar.

Bir önerim var “lütfen herkes kendi sözlüğünü hazırlasın”

Evet herkes bütün bu uçuşan kavramlara ne anlam yüklediğini belirten bir sözlük hazırlasın ve bizler onları dinlerken ve /veya okurken onların sözlüklerine bakalım ne kastettiklerini anlamak için.
Modernliğe atıp tutan, analiz tarzı ve kategorizasyon tekniği ile sapına kadar modern
Muhafazakarlığa atıp tutan, eleştiri şablonları ve argümanlarıyla bildiğin muhafazakar
Laikliğe atıp tutan, yaşamında sap ile samanı karıştırmayacak kadar laik

bu örnekler uzayıp gidiyor ve bu anlam karmaşası bir çığ etkisine dönüşüyor. Ve de işin tehlikeli tarafı, karmaşanın kendisi bir anlam yoksunluğu birlikteliği oluşturmaya başlıyor.
Anlamsızlık yumağının düğümleri haline geliyoruz.

Ve bu yumak bizleri kendimize karşı öyle meşrulaştırıyor ki, dinlediğimizi sanıyor ama duymuyoruz, baktığımızı sanıyor ama görmüyoruz, dokunduğumuzu sanıyor ama hissetmiyoruz. Kılıç sallıyor ama yara alıyoruz. Ve kendimizi halimize bırakıp kendimizi doğruluyoruz. Ve işin ilginci bu anlamsızlık meşruiyeti ve doğrulama kendimizi filozof gibi hissetmemize neden oluyor.
Andy Warhol’un ünlü “herkes bir gün 15 dakikalığına şöhret olacak” sloganına bir ilave yapmak gerekecek “ herkes bir gün filozof olacak” diye.

Programlar yazılıyor, manifestolar bile yazılıyor ama ömürsüz, yüklemsiz, tüketilmiş. Yahu anayasa bile yazıyoruz ve emin olun bu anayasa, bir ton sözcükten oluşan anlamsız tek bir cümle olarak yumağın içinde yerini alacaktır.

Onun için lütfen sözlüklerimizi hazırlayalım. Teeek tek, üşenmeden kavramlardan anladıklarımızı buraya yazalım. Yazarken, yazdıklarımızı arada bir baştan başlayarak kontrol edelim. Farklı kavramlara bile nasıl benzer anlamlar yüklediğimizi görüp düzeltmeler yapalım. Bakın kelimeler demiyorum kavramlar. Bir de kelimelere girersek içinden çıkamayız biliyorum. Ama kavramları halletmeye çalışalım. Sonra sözlüklerimizi en yakınlarımızdan başlayarak paylaşalım. Yakınımızın sözlüğündeki anlamlarla ilgili ya mutabakat yapalım ya da farklılığını hafızamıza kaydedelim. Ve de bu süreçte nasıl anlaştığımızı zannedip anlaşamadığımızı anlayalım. Ya da, tartışıp dururken nasıl aynı şeyleri söylediğimizi kavrayalım.
Ve bunu mümkün olduğunca yaymaya çalışalım, yani yumağın düğümlerini çözelim.
Kendimizi çözelim.

Biraz zor olacak, biraz mı ? Bayağı zor olacak. Ama yardımcılarımız var merak etmeyin.
Bu yardımcılar teknik yardımcı olmayacak elbette, bilgisayar vs gibi.

Anlam yardımcıları onlar……

Anlamlara renk katanlar
Anlamlara ses katanlar
Anlamları canlandıranlar
Anlamlara dokunduranlar
Anlamları duyuranlar…………onlar

Ekmek ve suyun önünde, ardında, ardına

 

Peyami GÜREL