Ebruya nasıl başlanır ?

2004-simgesel-01_a

Ebruya nasıl başlanır

– – – –

Ebruyu gerçekten öğrenip yapacaksanız başlayın

Resim, aslında benim çocukluk geleneğim. Lise ve üniversite yıllarındaki yoğunluklar ara vermeme neden olmuştu. Daha sonra, net bir kararla, sanatımı yaşamayı tercih ettim. Bu çok kolay bir süreç olmadı elbette. Ancak, sevdiğinizle yaşamanın doyumu bütün bu güçlükleri hafifletiyordu.

O dönemde, araştırma ve çalışmalarım beni, üzerinde oturduğumuz mirasa yönlendirdi. Ve, o mirası değerlendirmeksizin ileriye dönük bir şey yapmanın pek mümkün olmadığını hissettim. Ve geleneksel sanatlarla olan birliktelik yoğunlaşarak sürmeye başladı. Ebru ve diğer dalların ustalarından istifade ettim. Ayrıca, bu sürecin salt bir uygulama tecrübesi olmadığının farkındaydım. Teorik, sembolik ve kavramsal düzlemde de ele almaya çalıştım. Bir taraftan resimlerime devam ediyordum.

İnsanın ilgilendiği her şeyin, onun hayatına etkileri olur. Ebru, bu anlamda resmime, plastik alanların özgür,coşkulu ama o ölçüde de duru bir dil kullanım tecrübesini kattı.İkincisi, resimde, baştan sona sizin iradeniz hakimdir. Ebruda ise, ayrıca zaman zaman beklemediğiniz sonuçları ve ışıkları görme şansını tadarsınız. Ve bu heyecan vericidir.Tabi bu resimle birleşince, resim daha heyecanlı bir macera olmaya başladı.

Klasik ebru çalışmalarım, 1996 da sergilendi. Sergilerimde sürdürdüğüm genel bir tavır prensibim vardır. Her sergimde, bir sonraki sergime atıflarda bulunan bir iki eser vardır. Bu benim hem zevkim hem de bunu ciddiyet olarak algılıyorum. Bir sanatçı, hem kendisine hem sanatseverlere bir süreci ve macerayı  paylaşma tadını verebilmeli.

Ebruya ve geleneksel sanatlara ilgiyi ölçmek için, toplumdaki genel plastik sanatlara olan ilgi içinde kapladığı orana bakmak gerekli. Benim kanaatim, bu konuda öyle sanıldığı gibi yoğun bir ilgi olmadığı.

Geleneksel sanatlarda ve ebruda, yaratıcalık vardır yada yoktur diyebilmek, yaratıcılığı nasıl tarif ettiğinizle alakalı. Yaratıcılığı, yoktan varetmek olarak algılıyorsanız,  sadece geleneksel sanatlar değil hiç bir sanat dalı söz konusu olamaz. Ama eğer, mevcut bileşenler içerisinde, mevcut enstrümanlarla uygun ve farklı bir kompozisyon oluşturmak olarak algılıyorsanız, evet  elbette yaratıcılık vardır.

Ebrunun mistik ve tasavvufi argümanlar üzerinden değerlendirilmesinin, doğru olup olmadığı konusunda sorduğunuz soruya gelince; Büyükler ve üstadlar böyle tarifler yapmaz. Onlar işlerini yapar. Tarifi başkaları yapar. Eserlerinizde mistik yoğunluklar varsa, izleyenler  o tadı algılar ve bulur.

Ebrunun geleceğine bakacak olursak: Günümüzde, ebru kendine göre bir kanal bulma şansını yakalamış sayılır çünkü özel bir plastik sanat dili haline dönüşmeye başladı. Böyle bir şansı var. Ama bunu çok abartmamak gerekir.

Ebruya gönül verenler için söyleyebileceğim, sanatın sabır işi olduğu. İnsanlar kendi ruhları, varlıkları ile ilgili olarak bu sanat dalı ile bir temas kuruyorlarsa, bu teması sürdürsünler. Kişi istiyorsa, talep ediyorsa, zevk duyuyorsa ebru yapsın, sürdürsün, geliştirsin ve yeni tadlar oluştursun.

Ebruyu Öğrenmek

Ebru öğrenme isteği ile bana gelenlerle önce bir mülakat yapıyorum. Ebru yapmak istemesinin gerçek nedenlerini anlamaya çalışıyorum. Baştan da peşin konuşuyorum; bu işi gerçekten yapacaksan başla ve beraber yürüyelim. Ve bu yürüyüşte, hocalık yapma vasfını da kullanabileceksen öğreteyim sana. Sen de öğren başkalarını eğit. Bunları gözün kesiyor ise başlayalım. Onun için az öğrenci öz öğrenci diyorum.

İlknur NARTOP