Geleneksel Sanatlarımız ve

Geleneksel Sanatlarımız ve Peyami Sanat Galerisi / Mustafa KUTLU

– – –

İnsanoğlu gariptir. Bazen sanki içinde bulunduğu güzellikleri görmemek için kafasını kuma gömer. Elindeki zenginlikleri har vurup harman savurur, ya da kendi kişiliğinden ötelerde bir kimlik edinme sevdasına düşer.

Bu durum çeşitli sebepler yüzünden bazen cemiyete de bulaşır. Moda eğilimler toplulukları gütmeye başlar, ölçü ve değer, belli bir zaman dilimi için değişir. Adam iktisadi imkanları geniş olduğu halde, içinde yaşadığı küçük ama bahçeli, ahşap ama ferah , eski ama kullanışlı, bir baştan bir başa hatıralarla dolu, mimari değeri oldukça yüksek evini yıkar, yerine ne idüğü belirsiz bir apartman dikiverir. Neden sonra belki kendisi, belki kendinden sonra gelen nesiller, oğullar ve torunlar eski evin sararmış bir fotoğrafta kalan silüetine bakarak nasıl bir güzelliği elden çıkarmış olduklarına hayıflanacaklardır.

Ama şimdi, umut ve sevinçle görüyoruz ki, geleneksel sanatlarımıza karşı köklü, şuurlu bir ilgi uyanmıştır. Bu sanatlar üzerindeki baskı ve örtü kaldırılmış, halkla sanatçı yüzyüze gelmeye başlamış, insanlarımız artık evlerinin duvarına bir sülüs hat, bir güzel ebru asmaya başlamışlardır. Bu cümleden olmak üzere sözü hat ve ebru sanatçısı Peyami Gürel’e getirmek istiyorum. Peyami geçtiğimiz yıl içinde Mecidiyeköy, Büyükdere Caddesi, Sivritaş Sokak’ta bir galeri açtı. Peyami Sanat Galerisi, gerçekten dört başı mamur dekorasyonu, ferah mekanı ile sanatseverler için büyük bir kazanç oldu. Burada gerçekleştirilen sergiler büyük ilgi topladı. Şimdilerde yine hanım sanatçıların ağırlıkta olduğu bir tezhip sergisi bulunuyor. Peyami ile hem sergiyi geziyor hem de sohbet ediyoruz.

Hanım sanatçıların tezhip ve minyatürleri gerçekten takdire şayan. Galeri kendi geleneksel sanatlarımızın zenginliğine olan inancı temel alıyor. Peyami bu kanaatin kendisini yanıltmadığını, geçen zaman içinde gösterilen performansın netice verdiğini belirtiyor. İlk sergisini sülüs yazıda usta Davut Bektaş ve talikte usta Ali Toy ile gerçekleştirdi. Geleneksel sanatlarımızın bir bakıma temelini teşkil eden hat sanatı, serginin açılışı için bizzat seçildi. Peyami’ye bu girişimin genç sanatçılar için taşıdığı manayı soruyorum:
“Biz burayı geleneksel sanatlarımızın neşv-ü nema bulması için açtık” diye cevap veriyor. Daha sonraki sergi ülkemizin önde gelen ebru sanatçılarından M.Fuat Başar ve Alpaslan Babaoğlu ile gerçekleştirilmiş. Doğrusu ebru ile ilgili bir kamuoyunun varlığı beni sevindiriyor. Peyami’nin de bu sanat dallarında verdiği güzel örnekleri birlikte görüyoruz. Bilhassa lacivert, mavi, gri, ve beyazın hakim olduğu ebruları çok güzel.

Değişik kesimlerden insanlar bu sanatlara karşı şaşırtıcı bir ilgi gösteriyorlar. Bu alaka pek tabii olarak kendi sanatımızın yaygınlaşmasına, iyi örneklerinin çoğalmasına, bu alanda çalışan sanatçı sayısının artmasına vesile teşkil ediyor.

Galerinin önümüzdeki aylarda programında Cemal Toy resim sergisi var. Onun ardından mimar Turgut Cansever ile, İstanbul konulu proje ve fotoğraflardan oluşan bir sergi düşünülüyor. Ayrıca gündemde Özbek Ressamları ile gerçekleştirilecek bir proje de var. Peyami, ayrıca bütün bu faaliyetleri yurt dışında yapılacak sergiler ile ülke dışına taşımayı da düşünüyor. Teşebbüs gücü, titizliği, enerjisi ile bunu da gerçekleştireceğinden eminim.

Sevgili okurlar,

Mecidiyeköy’deki Peyami Sanat Galerisi’ni gezin diyorum; orada geleneksel sanatlarımızın görkemli dirilişine şahit olacaksınız.