Hat Sanatı / Progress Dergisi

– – – –

İnsanoğlunun varoluşunun temel farklılıklarından birinin “Nesneleri isimlendirmek ve bunları semboller aracılığı ile aktarmak ve kalıcı hale gelmesini sağlamak olduğunu düşünürsek, sanırım yazı sanatının önemini biraz olsun anlamış oluruz.

Bugün oldukça çeşitlenen görsel anlatım usulleri arasında yerini korumakta olan yazı, değişik kültürlerde çok farklı biçimle almıştır.

Tarihçe

Tarihçeye genel yazı tarihinden ziyade klasik hat sanatı açısından değinmek daha doğru olur. Bölge ve tarihi itibariyle çok değişik rivayetler bulunmakla birlikte, Arap yarımadasında düz ve köşeli makili ile yuvarlak unsurların bulunduğu Şami stilinin yaygın iki yazı çeşidi olduğu söylenebilir.

İslamiyet ile birlikte bu iki yazı çeşidinin kaynaştığını ve kufi yazının ortaya çıktığı söylenebilir… Daha sonra bu yazıdan aklam-ı sitte ya da şeş kalem denilen yazı çeşitleri doğar. Bunlar Sülüs, Muhakkak, Reyhani, Nesih, Tevkii, ve Rika’dır. Daha sonra İran menşeli olan Talik yazı da bu sınıflandırmaya dahil olmuştur. Çok geniş ve farklı kültürlere yayılan Arap yazısı, çeşitli süreçlerden geçmiş ve bu ana sınıflama kendi içinde de değişik çeşitlemeler göstermiştir. Özellikle Osmanlı’larda yazı sanatı en olgun dönemini yaşamıştır. Yazı çeşidi değişmiş olmasına rağmen günümüzde en iyi hattatlar yine İstanbul’dan çıkmaktadır.

Malzeme ve gereç

Malzemelerimizi üç ana başlıkta toplayabiliriz. Kalem, mürekkep ve kağıt. İyi sonuç almak için dikkat edilecek nokta, bütün malzemelerin kaliteli olmasıdır. Şimdi bunları teker teker ele alalım.

Kalem

Başta kamış olmak üzere kargı, tahta, demir kalem olarak anılan çok değişik kalem çeşitleri bulunur. Özellikle kamış kalem hat santında ağırlıklı olarak kullanılandır. Dünyanın değişik yörelerinden kamış kalem elde edilir. Bizim dikkat edeceğimiz husus, sert olmasıdır.

Çalışmaya başlamak için kamışımızı usulüne uygun bir şekilde açmak gerekir. Kamışın iki ucunu keserek önce içindeki lifleri temizleriz. Daha sonra sol elimize alırız ve sağ elimizdeki bıçak ile ucunu açarız. Açma noktasının ne çok geriden, ne de çok önden olmaması gerekir. Kabaca açtıktan sonra bıçakla uçtan geriye doğru bir yarık açılır. Sonra yarığın iki kenarı istenilen genişliğe gelinceye kadar yontulur. Açtığımız bölgeyi de hafifçe yontarak hafif bir eğim veririz. Bu işlem bittikten sonra kelemimizi sert bir zemine sırtüstü yatırıp ucunu hafif bir eğimle keseriz. Kalemi açma ve ucunu kesme tecrübe gerektiren bir iştir. Ucundaki eğim ve açılan bölgenin uzunluğu ve kısalığı, yazımızı etkileyecektir.

Mürekkep

Çok değişik renk çeşitte, klasik usulde mürekkep hazırlama teknikleri vardır. Mürekkebin temel hammaddesi, Arap zamkı ve saf sudur. Daha sonra arzu edilen renge göre çok değişik maddeler ilave olunur. Başlangıç aşamasında tavsiyemiz, dolmakalem mürekkebi ile başlamaktır. Çalışmalarımız ilerledikçe mürekkebimizi kendimiz hazırlarız. İyi mürekkebin özelliği, ne çok koyu, ne de çok sulu olmasıdır. Koyu mürekkep çabuk kuruduğu için kalemin ucunda zor hareket edecektir. Sulu mürekkep ise akacağı için hakimiyet zorlaşacaktır.

Kağıt

Günümüzde çok zengin bir kağıt çeşidi bulunmaktadır. Değişik incelik ve kalınlıklarda, renkli, beyaz dokulu vb. Hat sanatı için özellikle başlangıçta 70-100 gr. arası 1. Hamur kağıt yeterli olacaktır. İlk çalışmalarımızda doğrudan doğruya beyaz kağıdın üzerine çalışabiliriz. Ancak bu sanatın zevkine varmak istiyorsak, kağıdımızı boyamayı ve aharlamayı öğrenmeliyiz. Hele aharlı kağıt üzerinde çalışma, şevkimizi arttıracaktır.

Kağıt Boyama

Kağıdımızı başka usullerle olmakla birlikte, iki türlü boyayabiliriz. Banyo ve sürme usulü.

Banyo usulü: Renk verici madde ya da boyalarımızı hazırlayıp kağıtlarımızı ılık vaziyette iken bu malzemenin içinde banyo ederiz.

Sürme usulü: Yine hazırladığımız boyamızı sünger ya da fırça yardımıyla bir ya da birkaç kat kağıdımıza sürerek boyarız. Her bir kat sürüşte kağıdımız kurumuş olmalıdır.

Renkler

Hafif, gözü yormayan, yazılacak olan hattı boğmayacak renkler tercih edilmelidir. Bu konuda, çay, ıhlamur, safran, kök boya, nohut, ceviz, soğan kabuğu gibi ve burada sayılamayacak kadar çok boyama hammaddesi bulunmaktadır.