Nerdesin ? / TİYATRO DERGİSİ

– –

Sanatçı, bir öğütme ve yeniden üretme mekanizması gibidir. Sürekli oluşur, yenilenir, ucu bucağı yok gibidir. Kendini yakalama fırsatı bile bulunmaz. Sürekli yolculuk halindedir. Yorucudur. Uykuda bile
Dedim ki, bari yolculuk edilen yerleri kabaca tarif edelim. Buraları bilirsek ve tanırsak soluk alma imkanı olur.
Hadi bakalım….

Övme Meydanı
Eğer çevrendekileri beğenme, kendin dışındakileri övme ve takdir etme tadı yoğunlaşmışsa, buradayız demektir. Yanlız dikkat, burası tam arada bir yerdir. Burdan kendinde övünmeye değer bulduklarına da bakarsın. Dolayısı ile, her iki yönün de tadına açık ol.

Semboller Meydanı
Simge ve sembollerin görüntüsü söyleyenin ve üretenin yüklediği amaçla örtüşmez. Gezinir dururlar etrafımızda bu meydanda. Kendi imgemize ve kendi sembolizasyonumuza el attığımızı hissedersek burdayız demektir. O zaman, bütün diğer imgeler, görüntülerinin ardında, yüklendikleri anlamı açmaya başlarlar.

Talep Meydanı
Burası sınırlarımızı ve esaretimizi kavradığımız yerdir. Talep ettiklerimize baktığımızda anlarız nelerle sarmalandığımızı.

Eylem Meydanı
Eylemlerimizin sonuçlarından çok, çıkış yerlerini gözetleyebildiğimiz yerdir burası. Kendinden yüklü sandığımız eylemlerin, toplam eylemler içindeki ilintisini ve bağlarını ve hatta oranlarını tadarız.

Öncelik Meydanı
Pek meydan da denemez ya. Hep geriyi kurcaladığımız yer burası. Kendimizle birlikte oluş öncesini bile tatmaya çalıştığımız yer. Yokluğun gözlemi.

Nezahet Meydanı
Nezih bulduklarımızla ve nezih bulmak istediklerimizle meşgul oluruz burada ve anlarız ki bize doğru gelenler onlar. Yine dikkatli olmak gerekir; evet, ne ve neleri nezih bulursak onlar geliyor bize doğru.

Yakınlık Meydanı
Yakınlık zevkinin ağır bastığı yerdir. Özlem, kavuşma arzuları hep bu meydanda iken yoğunlaşır. Burada iken alışkanlıklarımıza göz atmak iyi geliyor.

Umut Meydanı
Burada kendimizde ortaya çıkanları görürüz. Çünkü umutlarımız bizde ortaya çıkanlarla eşgüdümlü. Ve umduklarımız bizde ortaya çıkanların gerçekleşmesi beklentisidir. Burada sakin sakin konaklamak gerekir. Övme meydanı gibi arada bir yerdir. Ne çok zorla ne de vazgeç.

Artma Meydanı
Burası özel meydanlardan. Kendimizde artanları gözleriz. Kimseyi ortak etmeyip gözetmek icabeder.

Verilen Sözler Meydanı
Aman aman. Kimse adına söz vermemeyi ve yemin etmemeyi öğrendiğimiz yerdir. Aslında bir nevi töhmet altına girdiklerimizi ve soktuklarımızı farkederiz. Buradayken mümkün olduğunca ayıklama yapalım.

Kişilik Meydanı
Kendimizin gerçekliği ile ilgili dolanır dururuz bu meydanda. Ya başkalarında ya da aynada. Ki sanatçı, bir de aynada başkalarını da görür. O bakımdan çetindir ama önemli bir yerdir. Ta ki aynada kendimizi ya da başkalarını değil kendimizdekini görene kadar.

Zaman Meydanı
Kadranın hareketi arasında yayılan bir meydandır. Ne gelinir geçilir ne de durulur. Göreceli olduğu zannedilmekle birlikte yönü olmadığı için sabittir. İki hareket arasındaki bu meydan çok geniş olduğu için sınırını aramamak gerekir. Bırakalım öylece geniş kalsın. Aksi takdirde daralmaya başladığını hissederiz. Bütün yolculuklarda bizimledir.

 

Ayrıca bu meydanlarda tek tek konaklayabileceğimiz gibi birkaçına birlikte uğrarız (çoğunlukla da öyle olur). Olsun, maksat soluk alma…

Bitmedi bitmedi, daha var yolculuk edilecek yerler. Meydan çok ama sayfa sınırlı. Umarız önümüzdeki ay devam ederiz.

Peyami Gürel