Ruhun Sanatla Senkronizasyonu

Ruhun Sanatla Senkronizasyonu Mozaik Dergisi

– – – – –

Aslında Ressamsınız ama geleneksel sanatlarla da ilgileniyorsunuz. Özellikle Ebru sanatıyla. Maltepe’de oturuyorsunuz. Kendinize ait atölyeniz var mı? Öğrencileriniz mutlaka vardır.

Evet uzun yıllardır Maltepe2de oturuyorum. Burası bana huzur veriyor. Aile yeri. Atölyemiz var. Burada resim var, ebru var, hat var vs. vs. Öğrencilerimiz var. Ancak ben öğrenci seçerken önce bir mülakattan geçiriyorum. Acaba öğrencide yetenek var mı. Öğrencinin içindeki yetenek nedir? Gerçekten resim ya da ebru mu yapmak istiyor. Bazen ebru yapmak için kişinin içinde arzu vardır. Ancak bu bir yanılsama olabilir. Aslında başka bir alanda yeteneğe sahiptir. Biz onu ortaya çıkarıyoruz ve ait olduğu alana yönlendiriyoruz. Neden geleneksel sanatlarla ilgileniyorum. Bu ülkede sanat yapıyorsanız üzerinde oturduğunuz mirası bilmek zorundasınız. Sadece geleneksel sanatları bilmek önemli değildir. Aynı zamanda onların anlam derinliklerini, niçin doğduklarını, felsefi boyutunu da bilmek gerekir. Üzerinde oturduğu halıyı tanımayan, sandığın içini açmayan, açamayan sanatçıların ileriye yönelik kalıcı eserler ortaya koyabileceklerine inanmıyorum.

Neden ille de Ebru?

Geleneksel sanatlar içinde manevra kabiliyeti en yüksek sanat Ebrudur. Ebru plastik dil olarak çok zengin. Renk, hareket, uyum. Bu zenginliği kullanmak gerekir.

Efendim siz felsefeyle de ilgileniyorsunuz. Tabi her sanatın bir felsefesi vardır. Zaten felsefe olmadan sanat olmaz. Ebru sanatının felsefesi nedir? Ruh dinginliğine katkısı var mıdır?

Ebrunu felsefesi görecelidir. Yapana göre değişir. Uluslar arası bir sanat ebru ancak Osmanlıyla zirveye ulaşmış. Ebrunun önemli bir özelliği sizin kontrolünüz dışında hareket etmesidir. Diğer sanat dallarında yaptığınız şeyi kontrol etme şansınız vardır. Ancak Ebru sanatında bu mümkün değildir. Siz bir takım şeyleri belirlersiniz ama o kendince sonuçlar doğurur. Öyle bir sanat ki kendi yapabildiklerinizle kendiliğinden olan arasındaki ince nüansı anladığınızda müthiş bir haz alıyorsunuz bu sanattan. Bu sanat hayat karşısında duruşunuzu belirler. Siz bir şeyler yaparsınız hayatta; ama bir bakarsınız sizin kontrolünüz dışında birçok olay gelişir.

Ebru yaparken en çok heyecanlandığınız, ruhunuzu rahatlatan anlar nelerdir.

Ebru ilginç bir sanattır. Kendi bildiğini okur. Sizden de buna razı olmanızı, teslim olmanızı bekler. Siz ne kadar usta olursanz olun o bildiğini okur. Büyük usta kendini tekneden çıkacak sonuca teslim olmaya hazırlar. Ona teslim olursanız iyi sonuçlar çıkar ama mücadele ederseniz sizi mahçup edebilir. Onun için burada bir teslimiyet söz konusudur. Aslında bu bir terbiyedir. Bir eğitimdir.

Ruhun tam teslimiyeti diyebilir miyiz bu sanat için?

Bu çok iddialı olur. Ruhun Senkronizasyonu diyelim. Kendi yaptıklarınızla, ortaya çıkacak olan esere razı olmanız ruhun uyumunu, rahatlamasını sağlar. Ben’i aradan çekeceksiniz. Bu sanat karşılıklı teslimiyeti gerektirir. Ben yok. Biz var. Ne tam kendi dediğiniz olacak ne de teknenin. Karşılıklı uzlaşma ne kadar iyi olursa ruhunuz o kadar dingin olur.

Bu sanatı yaparken kendi renklerinizi mi kullanıyorsunuz. Yoksa bu sanatın kendine özgü renkleri mi var?

Aslında dışarıdan bakıldığında evet Peyami Gürel’in renkleri vardır. Bunu dışı anlatmak için böyle söylemelisiniz. Ama içerden bakıldığında orada Peyami Gürel yoktur. O gizli ilişkidir. Onun sahibinin renkleri vardır. Sizin üzerinizden birtakım renkler çıkarttırılır.

Sahibi kim?

O her şeyin sahibidir. Malın, mülkün, sanatın, her şeyin sahibi kimse o’dur. Ben yaptım yok. Siz hiçbir şey yapmadınız. Siz sadece bu sürece dahil edildiniz. Dahil eden kim. Her şeyin sahibi.

Hocam Maltepeliler Ebru sanatını öğrenmeye karar verirlerse. Herkes öğrenebilir mi bu sanatı. Ne kadar zamanda öğrenebilir. Bunun için ne yapmalılar?

Herkes belli bir noktaya kadar ebru yapmayı öğrenebilir. Ama belli bir noktadan sonr zor. Bizim atölyemiz var. Kapımız herkese açık. Biz gelenleri süzgeçten geçiriyoruz. İnsanlar ille ruh dinginliği için bu sanatı öğreneceklerse bunu sağlamanın birçok yolu vardır. Biz içinde yeteneği taşıyan öğrencileri ortaya çıkarmak için uğraşıyoruz.

Geleneksel sanatlarla halkımızın büyük bir kopukluğu var. Neden?

Bana göre bu kopukluk doğal bir kopukluk. Yapay bir kopukluk değil. Doğal şey ancak doğal sebeplerin oluşmasıyla ortaya çıkar. Önemli olan bu sanatla ilgilenen kitleleri çoğaltmak değil önemli olan bu sanatların ruhunu kavrayabilen, mirası algılayabilen insanların ortaya çıkarılması ve çoğaltılmasıdır. Sanat insanla vardır. Onun ruh halini bezenir. Bu sanatla uğraşanların sayısının az olması önemli değil. Bir tane ilgilensin ama adam gibi ilgilensin. Bu sanatlar yok olmaz. Sahibi biz değiliz ki. Ama ben şunu iddia ediyorum. Bizim toplumumuzdaki hangi sosyal katmanda olursa olsun herkeste bu ülkenin mirasının ve geleneğinin genetik kodları mevcuttur. En uzak olduğunu düşündüğünüz kişide bile vardır. Bunu kimse yok edemez. Bu kodları zirveye taşıyacak sanatçılar mevcuttur. Hangi ülkenin bin yıllık birikimi var. Bunun yok olması mümkün müdür. Asla. Lazım olan her neyse sahibi tarafından yaptırılıyor.

Maltepe’de geleneksel sanatların var olma şansı nedir? Böyle bir çalışma yapabilir miyiz?

Bu bizim elimizde değil. Nasipse olur. Bize düşen birbirimizi yakından tanışmamız. İnsani duygularla karşı karşı gelip iletişim kurmamız gerekir. Bunu sağladığımızda her şey olur.

Hocam teşekkür ederiz

Ben teşekkür ederim