Yaratıcılık ve Ustalık Üzerine

– – –

Bugünlerde yoğun bir şekilde ünlü ressamların eserleri ile meşgulüm. Uzun yıllardır yürüttüğümüz bir ansiklopedi çalışmamızın yenilenmesi ve ilaveleri ile uğraşıyorum. Tek tek bütün ustaların eserleri ve yaşam öykülerini elden geçiriyor, tablolar hakkındaki bilgileri tazeliyor ve yeni ulaştığım eserlerini inceliyorum.

Oldukça zahmetli, detaylı sabır gerektiren ama bir o kadar da sürükleyici bir iş. Tek tek, tabloların görsellerini ekranda incelemek, kalitelerini kontrol etmek, bilgilerini kaydetmek ve karşılaştırmak. Gerçekten ömür törpüsü.

En son versiyonunu yapalı 8 sene oldu. Zevkle uğraşmıştım ama çok yorulmuştum. O kadar yorulmuştum ki başına tekrar oturabilme cesaretini bulabilmem için seneler geçti.

Ama iyi ki oturmuşum, çünkü aradan geçen senelerin kattığı kişisel deneyimlerimin ışığında büyük ustaların eserleri daha farklı görünüyor gözüme. Bazı eserlerde fazlasıyla heyecanlanıyor ve hatta gözlerim sulanıyor. O esnada yanımda kim varsa (ailem, öğrencilerim) ekran başına davet ediyor ve o muhteşem görüntüler karşısında duygu yüklü konuşmalar yapıyorum.

Bu süre içinde beni heyecana sürükleyen yüksek voltajlı eserleri ayırıp ayrı bir klasörde biriktirmeye başladım. Arada dönüp o klasörde ayırdıklarımı keyifle yeniden ve yeniden incelemeye başladım. Genel olarak yıllar boyunca tercihlerim anlatım derinliği ve ifade gücü yüksek olan sanatçılar ve eserlerinden yanaydı. Özellikle, tarih boyunca deha ve farklı bakış keskinliklerini güçlü bir şekilde ortaya koyabilmiş olan sanatçılar favori listemdeydi. Onlar yine favori listemde ancak bu listeme yeni isimler girmek üzere, büyük ustalar, fırça ustaları.

Örneğin, Hudson River Ekolü’nün önemli temsilcisi Albert Bierstadt’ın (1830 – 1902) eserlerini beğenirdim. Alman asıllı Amerikalı bir ressam olan sanatçı eserlerinde ağırlıklı olarak manzara çalışmış. Dağları hep severim ve Bierstadt’ın dağ manzaralarını ayrıca severim. Ama, yeni ulaştığım bir eseri fırça ustalığı karşısında nefesimi kesti.

Rocky Dağlarında Fırtına, 1866, 210 x 360 cm, Tuval Üzeri Yağlıboya

Rocky Dağlarında Fırtına, 1866, 210 x 360 cm, Tuval Üzeri Yağlıboya

 

Gerçekten nefis bir manzara, ama şimdi size bir kaç detay örneği sunacağım.

Arkadaki bulutlar ve Zirve

Arkadaki bulutlar ve Zirve

Arkadaki Kayalar

Arkadaki Kayalar

Tablonun her tarafı böyle, örnekler yetecek gibi değil üstelik bu detaylar arka plan detayları. Ön taraftaki ağaçlar, kızılderili çadırları, bitkiler, çiçekler anlatılacak gibi değil. Muhteşem bir ustalık. Şu anda yazarken bile tüylerim kalkıyor, boğazıma bir şey doluyor. Fotorealizm yaya kalır.

Bir örnek daha, Friedrich von Amerling (1803 – 1887) den. Avusturyalı Akademik ekol mensubu;

Siyah Eşarplı Kadın, 1887, 72 x 61 cm, Tuval Üzeri Yağlıboya

Siyah Eşarplı Kadın, 1887, 72 x 61 cm, Tuval Üzeri Yağlıboya

Sanatçının belki de son tablosu, olgunlaşmış, rahat ve detayda yetkinleşmiş bir fırça.

amerling01

Ciltteki zerafet ve saçlardaki işçilik harika. Hele tablonun tümüne yayılan arka plandaki ışık dengesi ve yumuşaklığı muhteşem.

Bu örnekler gittikçe ( benim için) çoğalacağa ve favori listemi kabartacağa benziyor. Bu beğeni kartelamdaki yenileşme iki ciddi soruyu sormama neden oldu.

Birincisi, neden ustalık ve sabrı daha fazla önemsemeye başladım ?
İkincisi, çağın gereği içerik ve anlam odaklı oluşumuz beceri, sabır ve ustalığı ikinci plana koyma aymazlığını mı beslemekte ?

Birinci soruya vereceğim yanıt; Çünkü anlam, özgünlük, yenilik, farklılık, derinlik ve hatta isyan ve hatta hatta derinliklerin hepsinin sabrın ve ince işçiliğin kılcal damarlarında gizlendiğini idrak etmeye başladım. Ne yaptığın ve ne yüklediğin önemli ama nasıl yaptığın daha önemli. Paydaş olduğumuz, anlamları vulgarize etme alışkanlığının yaygınlaşması beni de etkilemiş herhal. Her beklentinin bir an önce karşılanmaya odaklandırıldığı, başarı ve kalitenin yüksek tempolu bir dinamizmde saniye ve saliselere indirgendiği bir ortamda o kadarcık erozyon mazur görülmeli sanırım.

İkinci soruya daha sonraki aylarda cevap arayayım izin verirseniz.

Bana işçiliğin, sabrın ve detayın muhteşem bir değer ve anlam hazinesi olduğunu hatırlatan büyük ustaların önünde belimi büküp saygıyla eğiliyorum. Sonsuz teşekkürlerimle.

Peyami Gürel